| | #1 (permalink) |
| PhotoshopUzmanı Kurucusu ![]() Üyelik Tarihi: Feb 2007 Bulunduğu Yer: C:\Program Files\Adobe\Adobe Photoshop CS2 Yaş: 23 Mesajlar: 5.269
Teşekkür Et: 161
Thanked 1.796 Times in 837 Posts
Resimler: 38 Tecrübe Puanı: 10 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Özüm Sizi Anlamir Özbekistan'a veya Azerbaycan'a gittiniz mi hiç? Ben gittim.Gittim ve şaştım kaldım! Bizdeki sözcüklerin aynısını farklı anlamlarda kullanıyorlar. Eski Özbek sevgilimle önce Özbekistan'a gittik.İlk şaşkınlığımı, kalabalık bir çarşıda bana çarpan gayet güzel bir kızın söylediği sözcük ile yaşadım.Kız bana çarptı ve işveli bir şekilde "Geçiresiz!" dedi... "Ne diyor bu ya ?" dedim.Sevgilim gülerek, kızın özür dilediğini söyledi. Orda yanağa 'hortum', yemeğe 'avukat' ve gönder yerine 'azdırt' diyorlar. Sevgilimin evine gittik, kapıyı teyzesi açtı.Kadın en aşağı doksan yaşında var.Maşallah dinç mi dinç, zekası yerinde...Beni görünce "Uzat da hortumunu öpeyim!"dedi; yakıştıramadım. Yahu madem böyle bir adet var, kapıyı niye sen açıyorsun? Daha bunun şaşkınlığını üzerimden atmadan, evin küçük kızı "Avukat yer misin?" dedi.Zor bela, "Yok anam, az önce mübaşir aldım." dedim. İşsize 'bekar', işyerine de 'kârhane' diyorlarmış; ne bileyim...Sevgilimin ablası, "Sen bekarsın, sana burada kârhane açalım." dedi.Bende açıldım, "Eee, artık hep beraber çalışırız!" dedim. Gece oldu herkes yattı,Bir tek ben, ve sevgilim, birde onun teyzesi kaldı.Bir ara teyze, hınzır bir gülümsemeyle yaklaşıp, "Başbaşa kalacaksanız, beni azdırt!" dedi.Bir anlam veremedim... Ertesi gün, sevgilimin abisi eşiyle birlikte bizi alıp yemeğe götürdü.Yemek öncesinde meyve suyuna 'sok' dediklerini bilmiyordum elbette. Garson geldi, daha önceden kararlaştırmıştık; üçümüz ayran içecektik, sevgilimin yengesi meyve suyu içecekti. Bizim abi, siparişi şöyle verdi: "Bize üç tane ayran, hanıma da bir sok!" Aynı günün gecesi, rüzgârlı bir havada sevgilimin yeni tanışmama rağmen hiç sevmediğim amcası beni terasa çıkmaya davet etti.Ben "Olmaz!" falan desem de çok ısrar edince yapacak bir şeyim kalmadı. Terastaydık... Adamın tipi hiç tekin değildi. Durup duruken gözlerini bana dikip, "Gömme ister misin?" dedi.Korkuyla ve telaşla karmakarışık bir ruh haline bürünüp "Yok, yok, sağolun!" diyebildim. Ben bu korkulu anlardan sonra öğrendim ki, ' gömme' börek, 'gıçıver' anlat, 'don' da palto demekmiş. Rüzgar adamın ağzından çıkan buharlarla oynarken, "Hadi gıçıver!" dedi. Ben, yine olumsuz ve şaşkınlık dolu bir yanıt verdim. Biraz sonra sonra önce havanın soğukluğundan bahsedip sonra "Donumu sana vereyim mi?" dedi. Aşağı kaçtım! Birkaç gün sonra Azerbaycan'a gittik. Sevgilimin eski bir arkadaşı tanıştıktan sonra, ona dönerek, "Sevgilin de çok ********miş!" dedi. Artık kendimi tutamadım, tam dalacağım, bizimki uyardı: "Burda yakışıklıya ve başarılıya böyle derler." dedi. Çekildik otelimize, açtık televizyonumuzu;Azerbaycan televizyonunda güzel bir film...Başrollerde Richard Gere ve Julia Roberts...Aralarında şöyle konuşuyorlar: RG-Hele bala, gel otur şura! JR-Ne dirsin, anlamirem...Özüm seni istemir! Sevgilime döndüm ve özlem dolu bir bakışla, "Tükiye'yi özlirem, özüm sizi anlamir!" dedim...
__________________ ![]() ARAMASIN GÖZLER O ŞİMDİ ASKER!.. |
| | |
| Sponsored Links |
| |