Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 11-19-2007, 00:19   #2 (permalink)
HAKAN
PhotoshopUzmanı Kurucusu
 
HAKAN - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Bulunduğu Yer: C:\Program Files\Adobe\Adobe Photoshop CS2
Yaş: 23
Mesajlar: 5.323
Teşekkür Et: 170
Thanked 2.101 Times in 926 Posts
Tecrübe Puanı: 10 HAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant futureHAKAN has a brilliant future
HAKAN - MSN üzerinden Mesaj gönder
Ce: Atatürk Diyor ki...

Savaşın Sorumluları ve Musul Meselesi

İtiraf ederim ki, eski Osmanlı Devleti''nin Dünya Savaşı''na nasıl bir amaçla ve ne elde etmek için girdiğini, yani savaşa katılmaktan amaçlarının ne olduğunu anlamış değilim. Dolayısıyla siyasi yönünü belirsiz bırakmak isterim.

Savaştan büsbütün kaçınmak mümkün müydü? Yahut savaşa katılmayı ertelemek mümkün müydü? Bunlar da düşünmeye değerdir. Savaşa girdikten sonra yönetim tarafından yapılan hatalar çoktur. Bir milletin asıl güçleri kendi hayatını ve varlığını savunmak içindir. Fakat kendi varlığını unutup da, kuvvetini herhangi bir yabancı amaç için kullanmak kesinlikle doğru değildir. Savaşı sevk ve idare edenler, Dünya Savaşı''nda kendi varlığımızı unutarak tamamen Almanların esiri olmuşlardır, esasen memleketi savunmaya yetersiz olan kuvvetlerimiz Galiçya''ya, Makedonya''ya, İran ovalarına gönderilerek serserilik etmişlerdir...



Musul sorununa gelince; biz Musul vilayetini eski vilayet sınırı ile milli sınırımız içine almıştık. Bu konuda İsmet Paşa, Curzon'la karşı karşıya geldi. Curzon diyor ki, "Musul, Irak'ın ayrılmaz bir parçasıdır. Musul, Irak için çok gereklidir. Bunu veremeyeceğiz. İsterseniz sizi petrollere ortak ettirelim." Oysa Musul vilayeti bizim için petrol değil, memleket sorunudur. En son aşama budur ve Musul sorunun Boğazlarla, Adalar konusu görüşüleceği zaman çözüleceği söylenerek, görüşmeler bu noktada bırakıldı.

Musul ili milli sınırlarımız içindedir. Bu milli sınır ifadesini ben bulmuştum. Ateşkese esas olacak herhalde bir sınırımız olması gerekir. Bu sınır ne olabilirdi? Bu konuda süngülerimizin bulunduğu yeri sınır yapmak hatırıma geldi. Wilson Prensipleri'nden de esinlenerek, İskenderun'dan başlayan ve Musul'u da kendi arazimiz içinde bırakan sınıra milli sınır dedim. gerçekten o zamanlar Musul'un güneyinde bir ordumuz vardı. Fakat biraz sonra bir İngiliz kumandanı gelmiş veİhsan Paşa'yı aldatarak orada oturmuş. Musul bizim için çok değerlidir; birincisi çevresinde sonsuz zenginlik oluşturan petrol kaynakları vardır. İkincisi bunun kadar önemli olan Kürtlük sorunudur. İngilizler orada bir Kürt hükümeti oluşturmak istiyorlar. Bunu yaptıklarında bu fikir bizim sınırlarımız içerisinde Kürtlere de sirayet edebilir. Bu fikre engel olmak üzere sınırı güneyden geçirmek gerekmektedir. Bununla beraber Musul'u almamakla savaşmamaya devam mı edeceğiz? Hatta sizlere soruyorum: Herşey oldu bitti, Musul için savaşa devam akıllıca birşey midir? ...Musul'u almak gayet kolaydır ve o cephedeki kuvvetlerimiz tamamıyla harekata hazırdır.

Eskişehir - 1923
__________________

ARAMASIN GÖZLER O ŞİMDİ ASKER!..
HAKAN is offline   Alıntı ile Cevapla